
Singapur, Asya’nın tek şehir devleti. Vatandaşları neredeyse her ülkeye vizesiz gidebiliyor, dünyanın en güçlü pasaportlarından biri bu — biraz şaşırtıcı bir istatistik. Çifte vatandaşlık kabul etmiyorlar, 5 yıl sonra seni bir de inceliyorlar, yani yerleşmek pek kolay değil.
Asya’nın en pahalı ülkelerinden biri. Vize genelde 30 gün veriliyor, 90 güne kadar uzatılabiliyor. Uçakla geliyorsan dönüş bileti göstermen gerekiyor.
Ülkede yaşayan epey Türk var, çoğu iş için gelmiş ya da öğrenci. Üç ana etnik grup var: Malay, Hintli, Çinli — tabelalarda dört dil birden görüyorsun, resmi dil İngilizce.
Yaşam maliyeti yüksek ama ücretsiz bisiklet kiralama ve toplu taşıma masrafları biraz dengeliyor. Araba fiyatları çok yüksek tutulmuş, hükümet bilerek toplu taşımayı teşvik ediyor.
Güvenlik seviyesi gerçekten yüksek, her yerde kamera var ve cezalar caydırıcı. Mesela açık alanda sigara içmek yasak, ciddi bir ceza yiyorsun yakalanırsan. Sonuç olarak suç oranı çok düşük, dünyanın en güvenli şehirlerinden biri sayılıyor — insan buralarda kendini biraz daha rahat bırakabiliyor.
Şehir modern ve hareketli — gece hayatı, yeme içme kültürü, alışveriş, kültürel etkinlikler bir arada. Havai fişek gösterileriyle de tanınıyor.
Gezmek için birkaç gün yeterli oluyor, ülke küçük ama içinde yapılacak epey şey var. Workaway gibi platformlar üzerinden burada çalışıp masrafları azaltmak da mümkün.
Sokak yemekleri farklı kültürlerin lezzetlerini bir arada sunuyor. Manzaralı parkları da mutlaka gezilmeli. Bisiklet kiralama uygulamaları da var, ülkeyi keşfetmek için pratik ve çevre dostu bir yol.
Küçük bir ülke ama beklediğimden daha dolu bir birkaç gün geçirdim. Bazen en küçük yerler insana en çok şeyi öğretiyor.
Yorum bırakın