Merhaba! Benim adım Ozan. Seyahatlerimde denediğim lezzetler, yerel kültürlerle tanıştığım anılarımın en özel parçalarıdır. Bu sayfada, sizinle seyahatlerimde denediğim en lezzetli yiyecek ve içecekleri, gezdiğim restoran ve kafeleri, ve keşfettiğim gizli lezzet duraklarını paylaşacağım. Bir yemeğin, bir tatın, bir içeceğin yolculuğumda beni nasıl etkilediğini, hangi hatıraları canlandırdığını sizinle samimi bir dille paylaşacağım. Umarım bu sayfa, sizin de seyahatlerinizde keşfedebileceğiniz yeni lezzetler ve yerlerle ilham verici bir yol arkadaşı olur. Haydi, birlikte bu lezzetli yolculuğa çıkalım!
Kırgızistan’da yemek işi ciddiye alınıyor. Dağlık bir ülke, yemekler de ona göre — doyurucu, büyük tabaklarla geliyor, genelde et, pilav, sebze ve çorba bir arada. Mantı burada da var, bizimkinden biraz farklı — et, patates, soğan ya da kabakla dolduruluyor, üzerine sarımsaklı yoğurt ve biber sosu geliyor. Sık karşılaştığım bir yemekti. Asıl favorim lagman oldu.…
Bangkok’ta, sonra Koh Tao ve Koh Phangan’da yediklerimin notları bunlar. Bangkok’un kalabalık sokaklarında Pad Thai, Tom Yum ve Kuay Teow Nam Tok’u denedim. Pad Thai pirinç erişte, karides ya da tavuk, fıstık, birkaç baharat — basit ama iyi oturan bir tat. Tom Yum acı-ekşi-tuzlu-tatlının hepsini birden yapıyor, taze deniz ürünüyle geliyor. Sonra Koh Tao’ya geçtim.…
Hindistan’ın şehirlerini gezerken yemek de kendi başına bir rota oldu. Delhi’de sokak satıcılarından tandoori tavuk ve köri patates yedim, chaat’i de denedim — baharatlı, tatlı-ekşi soslar, damakta iz bırakan bir tarz. Dharamsala’da Tibet mutfağıyla karşılaştım, orası Tibetlilerin Hindistan’daki evi sayılır. Momos ve thukpa yedim, bir çay evinde butter tea’yi denedim — alışılmadık bir tat ama…